Girişimcilik

Girişimcilik

Gürcan Banger

Facebook’ta paylaş
Twitter’da paylaş

Gıpta ile izlediğim insanlar arasında girişimcilik özelliği olanlar önde gelir. Bu nedenle kimi zaman girişimcilik öğrenilebilir bir nitelik midir diye merak ettiğim olmuştur.

Herkesin güçlü veya zayıf bazı bireysel özellikleri var. Kişinin içinde yaşadığı yakın çevre koşullarından elde ettiği olumlu ve olumsuz nitelikleri de buna eklemek gerekli. Ama girişimcilik için kişinin veya ortamın özellikleri yeterli değil. Önemli olan, çevrede oluşan fırsat ve tehditleri görebilmek… Sanırım bu nedenle girişimcilik, bir fırsatı değerlendirmek için mevcut kaynakların (paranın, zamanın veya işgücünün) bir araya getirilip yeni bir değer yaratması olarak tanımlanıyor. Girişimcilik özelliğini yaratıcılık ve yenilikçilik özelliği ile donatmış olanlar, tehditlerden bile değerlendirilebilecek fırsatlar olarak yararlanıyorlar.

Girişimcilik, belli oranda kişinin kendi taşıdığı bir özellik olarak ortaya çıkıyor. Ama yaşanan kültür ortamı ile çok yakından ilgisi var. Bir girişimcilik kültürünün oluştuğu toplumlarda bu özellik, yazılı veya sözel olarak kuşaklar arasında taşınıyor. Girişimciliği ile öne çıkmış bazı il ve ilçelerin arka planında bu mantık olsa gerek.

Şunu sorabiliriz. Girişimcilik özelliğini içeren bir yaşam kültürü oluşturulabilir mi? Doğrusu; bu soruya ‘evet’ cevabı vermek istiyorum. Eğer uygun özendirme ve yönlendirme koşulları hazırlanırsa, yeterli koşulları bulunan bir toplum içinde girişimcilik yeteneğinin geliştirilebileceği inancındayım. Bu amaca yönelik olarak öncelikle kişilerin hangi özelliklerinin geliştirilmesi ve nasıl bir kurumsal kültür ortamı oluşturulması gereği bilinmelidir.

Girişimcilerde bulunması gereken özellikleri; teknik beceriler, yönetim becerileri ve kişisel girişim becerileri olmak üzere üç ayrı grupta toplayabiliriz. Teknik becerilerin mutlaka iletişim konusunu içermesi gerekir. İletişim konusunda içe kapalı bir kişi veya kuruluşun başarılı olma ihtimali düşüktür. Teknik beceriler arasında örgütleme, liderlik ile izleme ve raporlama özelliklerini de saymak gerekir. Özetle; girişimcilik ikliminin oluşmasında kişilerin bu yönlerinin geliştirilmesine özen göstermek gerekir.

Yönetim becerileri, kurumsal geleneğimizde olmayan özelliklerin başında gelir. Planlama, bütçeleme, finans ile nakit yönetimi ve denetim, işlerimizde önem vermediğimiz yönetim konuları arasında yer alır. Bu nedenle işe başlarken yüksek başarı elde eden bir girişimcinin, sürdürülebilirliği sağlayamadığı sıklıkla görülen bir durumdur. Girişimciliğin bir kurum veya fonksiyon haline dönüşmesi için yukarıda saydığım yönetim işlerinin önemsenmesi ve uygulanması gerekir.

Bu bağlamda söyleyebileceğim bir diğer konu şudur. Bir girişimci atılımla başlayan ve değişik faktörler nedeniyle büyüyen işlerde, çoğu zaman yönetim anlayışının büyümeye paralel bir gelişme göstermediği görülür. Örneğine ekonomik işletme hızla büyürken, yönetim modeli eski halinde kalmaya devam eder. Pek çok firmanın hızla yok olmasının arkasındaki nedenlerden birisi budur. Özetle; firma büyürken, işletme ve yönetim anlayışı da buna uygun olarak gelişmelidir.

Girişimciliğin gerekli kıldığı becerilerin üçüncü grubu, kişisel olanlardır. Bence bunlar arasında iş disiplininin özel bir önemi vardır. Diğer yandan kazancın kaynağının risk olduğunu hatırlayarak, girişimci kişilerde risk alma özelliğinin gelişmiş olduğunu hatırlatabilirim. Bu bağlamda risk yönetimi, bir girişimcinin iyi bilmesi gereken konular arasında yer alır.

Günümüzde yenilikçi özelliğe sahip kişilerin, daha başarılı girişim örnekleri oluşturduğu iyi bilinmektedir. Sıklıkla söylendiği gibi sağlam bir vizyona (geleceğe bakış gücüne) sahip olmanın da önemini iyi kavramak gerekir.

Yukarıda kısaca özetlediğim bu iklimin yaratılmasında ise bir toplumun birlikte organize olması gerekir. İstihdam ve yoksulluk gibi önemli sorunların çözümü, girişimciliğin artırılmasında geçmektedir.

* * *

http://www.gurcanbanger.com  (Kişisel Internet sitesi)
http://gurcanbanger.wordpress.com (Zihin tazeleme yazıları)
http://duyguguncesi.wordpress.com (Duygusal yaşam yazıları)
http://gurcanbanger.blogspot.com (2Eylul Gazetesi günlük köşe yazıları)
http://gurcanbanger.wordpress.com (2Eylul Gazetesi günlük köşe yazıları)
http://ikieylul.wordpress.com (2Eylul Gazetesi günlük köşe yazıları)

Girişimcilik ve Eskişehir

Girişimcilik ve Eskişehir

Gürcan Banger 

Girişimciliği belirleyen bazı ortak özellikler var. Bunların başında “risk alabilme” niteliği gelir. Girişimciler, risk alabilen özellikte kişi ve kuruluşlardır. Girişimciliğin bir ekonomik gelenek olduğu yörelerde risk alabilme becerisinin de yüksek olduğunu gözleriz. Eskişehir gibi uzun süre sırtını kamu yatırımlarına dayamış, nüfusun öğrenciler dışında büyük kesimi, ücretli ve emeklilerden oluşan bir kentte girişimcilik eğilimi ile birlikte risk alma özelliğinin de düşük olması beklenen bir durumdur. 

Girişimciliğin bir diğer ayağı, kişi ve kuruluşların içselleştirmiş olması gereken “özgüvendir”. Bu konuda genel olarak bir ortak sorunumuz var. Ne yazık ki; ne ailede, ne okulda ne de sosyal yaşamda bu yönlü teşvik edilmiyoruz. Özgüven geliştirmemizi sağlayabilecek mekanizmalar yeterince yaygın ve fonksiyonel değil. Sık sık gündeme gelen ekonomik ve sosyal krizlerle problem çözme performansımızın düşüklüğü, özgüven unsurunu geliştirmemizde ciddi bir engel olarak duruyor. 

Eskişehir gibi ortalama işletme ölçeğinin küçük olduğu bölgelerde ekonomik krizler, piyasa daralmaları etkili olabilmektedir. Bu durumda sonraki atılımlar için özgüvende düşüşe neden olmaktadır. Fakat burada bir noktaya dikkat çekmek isterim. Son krizin tüm olumsuz etkilerine rağmen Eskişehir, bu kriz döneminde kişi başına düşen gelir açısından üst sıralara tırmanmıştır. Bu durumun oluşmasındaki ana pay, kentte yaşayan öğrencilerin sağladıkları katma değerdir. Kentin kendini bir üniversite ve gençlik kenti olarak organize etmeye başladığını düşünürsek, bir gelir sürekliliğinin sağlanacağı, bunun da bazı girişimcilik faktörlerini olumlu etkileyeceği düşünülebilir. 

Girişimcilikte olması beklenen bir diğer unsur, “yaratıcılık” özelliğidir. Bir bölgenin yaratıcı fikirlerle donanmış girişimcilik projelerine sahip olması için öncelikle o bölgenin yerel envanterinin (yerel potansiyelinin) iyi bilinmesi gerekir. Bu potansiyelin bilgisi üzerine yaratıcı iş fikirleri geliştirilebilir. Bu envanterin oluşturulması görevi, başta devletin yerel birimleri olmak üzere meslek odalarına ve üniversitelere düşer. Eskişehir’de eksik olan temel yapılardan birisi budur. Yapı diyorum çünkü zaman zaman envanter çalışması yapılsa da bu çalışma bir sisteme oturtulmuş değildir. 

Bölgesel ve yerel kalkınmada ana unsurlardan birisi, yerel iş fikirlerinin üretilmesidir. İş fikri, ulusal ve uluslararası deneyimden de edinilebilir, fakat yerel özellikler içerdiği zaman bir farklılık yaratma özelliği çok daha yüksektir. 

Eskişehir’in temel özelliklerinden birisi, sosyal göç olarak niteliksiz işgücü alması, buna karşılık nitelikli işgücünü göç ile başka yörelere göndermesidir. Dolayısıyla ilde hızlı bir birikimli insan erozyonu vardır. İldeki ekonomik zenginliğin yüksek bir düzeye ulaşmamış olması nedeniyle de yüksek nitelikli işgücünü elde tutmanın koşulları oluşmamıştır. 

Yüksek nitelik insan kaynakları sorununun girişimcilik bağlamında kendisini ifade ettiği noktalardan bir diğeri, “liderlik” konusudur. Girişimcilik bir yana; liderlik eksikliğinin en belirgin kanıtlarını siyaset alanında görüyoruz. Eskişehir, uzun yıllardır devletin başkentinde yeterli ağırlıkta temsil edilmemektedir. Ankara’daki temsilcilerimiz, temsil ve etkinlik açısından sıra erlerinden öteye geçememektedirler. Eskişehir, pek çok sektör için açısındangeleceği olan, ama hâlâ liderlik zafiyeti çeken illerimizden birisi olarak görünmektedir. 

Kurumlar açısından baktığımızda; bazı tekil faaliyet örneklerine rağmen meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının da girişimci liderlik yapacak etkinlikte olmadıkları ortadadır. Hele ki; ticaret ve sanayi açısından bakarsanız, bu sektörlerin kentin kamu yöneticileri ve yerel yöneticilerinin yeterince desteğini almadığını görürsünüz. Özetle; Eskişehir’de girişimciliğe yönelmiş liderlik açısından hem kişisel hem de tüzel zafiyet vardır.

Girişimciliğin ana unsurları yukarıda anlattıklarımdan ibaret değil. Diğerlerine baktığımızda da farklı bir manzara görmeyeceğimizi tahmin edersiniz.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.